Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları
Esas No : 2004/2-155
Karar No: 2004/193
Konu : ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ
Özeti : Sanık, aşamalardaki savunmalarında tutarlı bir şekilde maktul sürücünün yönetimindeki motosikletin, kendi aracının arkasından gelmekte olduğunu ve arkadan kendisine çarptığını beyan etmiştir. Son soruşturma aşamasında duruşmada dinlenen savunma tanıkları da bu savunmayı özde doğrulamışlardır. Trafik kazası sonrasında düzenlenen tespit tutanaklarına göre, sanığın yönetimindeki araçta herhangi bir darbe veya kaza izi bulunmamaktadır. Nitekim, savunma tanıklarından E.K. de motosikletin, sanığın aracına çarpmadığını, maktul sürücünün paniklemesi sonucunda devrildiğini belirtmiştir. Motosikletin arka farının kırık olduğunun tespit edilmiş olması, sanığın aracının, maktulün yönetimindeki motosiklete arkadan çarptığını başlı başına kanıtlamaya yeterli değildir. İncele»
Esas No : 1977/166
Karar No: 1977/192
Konu : ORMAN SUÇLULARINI YAKALAMA GÖREVİNİN NİTELİĞİ
Özeti : Orman Kanunu ile köy bekçilerine verilen “orman suçlularını yakalama” görevi, yargısal (adli) nitelikte bir görev olduğundan, bu sırada işlenen öldürmeye kalkışma suçunun so¬ruşturulmasında memurların yargılanmalarına ilişkin özel usul kuralları uygulanamaz. İncele»
Esas No : 2009/4-13
Karar No: 2009/12
Konu : HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI, CEZA YARGILAMASINDA YASA YOLU
Özeti : Ceza yargılamasında yasa yolu, tarafların istemlerine göre değil, yasanın sistematiği ve normları dikkate alınarak belirlenmelidir. Yasada, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasa yolu hiçbir istisnaya yer vermeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olmakla, Yasanın öngörmediği bir istisnayı yargı kararları ile yaratmak, suçun niteliği veya sübuta yönelik başvuruların, yasa yolunu temyiz olarak değiştireceğini kabul etmek olanaksızdır. İncele»
Esas No : 2008/9-7
Karar No: 2008/56
Konu : ZORUNLU MÜDAFİİ, TEMYİZ SÜRESİNİN BAŞLAMASI
Özeti : Zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki sonuç doğurmayacağından, temyiz süresini de başlatmaz. Bu nedenle, temyiz davasının sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinden sonra olduğundan bahisle reddi yerine, gerekçeli kararın sanığın kendisine de tebliği gerekmektedir. İncele»