Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları

Esas No  : 1996/3-717
Karar No: 1996/850
Konu      : SEÇİMLİK YETKİYE SAHİP SÖZLEŞMELERDE BU YETKİNİN KULLANILMASI
Özeti      : Sözleşme serbestisi ilkesine göre tesis olunan sözleşmelerde taraflar diledikleri ko-şulları belirleyebilirler. Sözleşmenin kurulmasından sonra edimin nasıl belirleneceği konusunda açıklık yoksa bu taktirde belirleme yetkisini kullanacak taraf tamamen serbest olmayıp, objektif iyiniyet kurallarına ve hakkaniyete uygun davranarak karşı taraf için de adaletli olacak sonuçlar belirlemelidir. Seçimlik yetkiye sahip sözleşmelerde bu yetkinin kullanılması hakkın kötüye kullanılması anlamına gelmez. İncele»

Esas No  : 1984/13-43
Karar No: 1985/498
Konu      : BELEDİYE HİZMETİNDEN YARARLANANIN ÖDEYECEĞİ ÜCRET
Özeti      : Bir kamu kuruluşu olan belediyeler, topluma sunduğu hizmetin genel şartla¬rını ön¬ceden belirlemek görev ve yetkisine sahiptir. Hizmetten yararlanan kişiler bu şartları kabul etmiş sayılırlar. Yanlışlıkla veya bir görevlinin göz yumması sonucu eksik ücret alınması durumunda hizmetten yararlanan tarifeye göre ücret ödemekten kurtulmaz. İncele»


Esas No  : 2003/7-438
Karar No: 2003/463
Konu      : ADİL YARGILANMA HAKKI
Özeti      : Adil yargılanma hakkı, imkanlar ölçüsünde uyuşmazlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Davacının mer’a olmadığı tapu ve zilyetliğe dayalı olarak mülkiyet hakkına sahip olduğu iddiası üzerinde hiç durulmadan, kendisini bağlamayan ve ikrar olarak kabul edilemeyen bir beyanı gerekçe yapılarak, hiçbir araştırma ve inceleme yoluna gidilmeden ve davacıya hakkını yargı yeri önünde savunma imkanı verilmeden davanın görülebilme imkanının olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi adil yargılama hakkına aykırı olup, yerinde değildir. İncele»


Esas No  : 2005/15-100
Karar No: 2005/119
Konu      : TASARRUFUN İPTALİ, HACİZ TUTANAĞI, ACİZ VESİKASI
Özeti      : Borçlunun haciz sırasında hazır olmaması nedeniyle belgenin yetersizliği ya da geçersizliği olgusu, ayrıca ilgilisince İcra Hakimliği önünde itiraz ve şikayete konu edilmemişken; tasarrufun iptali davasına bakan mahkemece konunun resen ele alınıp tartışılması bu aşamada olanaklı değildir. Eş söyleyişle; içeriği ve yapılan işlemler yönünden merciinde itiraz ve şikayete konu edilmemiş bulunan 27.11.2002 tarihli haciz tutanağı içerdiği “borçlunun hacze değer malı bulunmadığı” yönündeki açıklama nedeniyle, yasanın açık hükmüne uygun “geçici aciz belgesi” niteliğindedir ve borçlunun acz hali gerçekleşmiştir. İncele»


Esas No  : 1998/12-802
Karar No: 1998/803
Konu      : VEKALETNAME İBRAZ EDİLMEDEN BORCA İTİRAZ
Özeti      : Vekaletsiz borca itiraz, HUMK’nun 67/1 maddesindeki hallerden olduğundan, kesin süre vermeden ve asil, yapılan işlemi kabul etmediğini bildirmeden geçersiz sayılamaz. İncele»


Esas No  : 2001/19-534
Karar No: 2001/583
Konu      : KEFALET, GARANTİ SÖZLEŞMESİ
Özeti      : Hiçbir menfaati olmayan , ticari bir gaye gütmeyen, sadece dostane ilişkiler nedeniyle tüketime yönelik banka kredi kartı kullanmasına imkan tanımak için verilen teminatın, garanti beyanı adı altında da olsa bir garanti sözleşmesi amacı ile değil, kefalet amacı ile verildiğinin kabulü gerekir. İncele»


Esas No  : 2000/1-1331
Karar No: 2000/1628
Konu      : SATIŞ VAADİ ŞERHİNİN KALDIRILMASI
Özeti      : Tapu siciline konulan satış vaadi şerhi şerhten itibaren 5 yıl içinde satış yapılmadığı takdirde hükümsüz kalır. İncele»


Esas No  : 2006/19-642
Karar No: 2006/571
Konu      : TİCARİ DEFTERLERİN NİTELİĞİ, İTİRAZIN İPTALİ, SEVK İRSALİYESİ
Özeti      : HUMK.nun 332. maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Eş söyleyişle, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HUMK.nun 330. ve sonraki maddeleri anlamında “vesika” niteliğindedir. İncele»


Esas No  : 2009/12-408
Karar No: 2009/486
Konu      : USULSÜZ TEBLİGAT, TEBLİGATI ÖĞRENME TARİHİ
Özeti      : tebliğ tarihinde davacı/borçlunun “piyasada” olduğundan bahisle, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebligatın yapıldığı belirtilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin yukarıdaki sayısında tebligatın yapıldığı tarihte davacı/borçlunun en son adresinin Bahçelievler – İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle, yukarıda açıklanan ilke uyarınca, davacı/borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilmesi olanaklı değildir. İncele»