Yerel Mahkeme Kararları
Mahkeme: İSTANBUL 4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Esas No : 2007/210
Karar No : 2007/374
Konu : GENEL İŞLEM ŞARTLARI, STANDART SÖZLEŞME, KREDİ KARTI, YILLIK ÜYELİK ÜCRETİ
Özeti : Sözleşme davacı banka tara¬fından daha önceden tek taraflı olarak hazırlan¬mış matbu ve standart söz¬leşmedir. Davalı sözleşmenin içeriğine etki edememiştir. 4077 Sayılı Yasa’nın 6. maddesine göre sözleşmenin bu maddesinin müzakere edil¬mediğinin kabulü gerekmiştir. Ayrıca sözleşmede kredi kartı yıllık üyelik bedelinin banka tara¬fından tek taraflı olarak belirleneceği yazı¬lıdır. Söz¬leşmedeki yıllık üyelik bedeli ile ilgili madde 4077 Sayılı Yasa’nın 6. mad¬desinde belirtilen haksız şart olarak kabul edilmiş ve tüketici olan davalı yönünden bu maddenin bağlayıcı olmadığı sonucuna varılmıştır. İncele»
Mahkeme: PENDİK 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2010/368
Karar No : 2010/499
Konu : ÜÇÜNCÜ KİŞİ ELİNDEKİ MENKUL HACZİ, İSTİHKAK DAVASI
Özeti : İ.İ.K. 99. Maddesi uyarınca 3. Kişide bulunan menkullerin haczi durumunda alacaklıya icra hukuk mahkemesine istihkak iddiasına ilişkin başvurması konusunda 7 günlük yasal sürenin verilmesi gerektiği bu işlemin icra memurunca yerine getirilmediği anlaşılmakla, 2009/…. esas sayılı takip dosyasında 21.10.2010 tarihli haciz sırasında muhafaza altına alınan menkullerin haciz sırasında belirlenen değerlerinin %60′ı oranında teminat yatırılması durumunda davacıya yediemin olarak iadesine, alacaklıya hacizli menkulleri konusunda istihkak iddiasına ilişkin icra hukuk mahkemesine 7 günlük yasal süre içinde başvurabileceği konusunda icra memurluğunca işlem yapılmasına karar vermek gerekmiştir. İncele»
Mahkeme: KADIKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2009/528
Karar No : 2010/506
Konu : TAPU DÜZELTİM DAVASI, SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNİN FEKKİ, KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ
Özeti : Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hüküm ifade edebilmesi için paylı mülkiyete konu taşınmazlarda TMK’nun 691 ila 693 ve 702 maddeleri gereğince tüm maliklerin birlikte hareket etmeleri gerekli ve şart olduğundan davacının satın aldığı ….. bağımsız bölümüde bulunan şerhin onları bağlaması ve binanın bu sözleşmeye göre yeniden yapılması mümkün değildir. Davalı 23.12.2005 tarihinden bu yana diğer paydaşlarla da sözleşme imzaladığını bildirmemiş esasen makul sürede 5 yıldan bu yana dolmuştur. Bu durumda MK’ nun 2. Maddesi de gözetilerek davacının payı üzerinde bulunan şerhin terkinine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. İncele»
Mahkeme: KADIKÖY 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2010/516
Karar No : 2010/1762
Konu : İSTİHKAK DAVASI, MUVAZAALI BOŞANMA, ALACAKLIDAN MAL KAÇIRMA
Özeti : Her ne kadar davacının yönetici olarak çalıştığı beyan edilmiş ise de, borçlunun da evlilik birliğinin devamı esnasında mali durumunun iyi olduğu dolayısıyla haczin yapıldığı evin ve içindeki eşyaların satın alındığı tarih itibarıyla mali durumu iyi olan borçlunun hiçbir ekonomik katkısı olmadan her şeyin davacı tarafından satın alındığı, borçluya ait hiçbir şeyin bulunmadığı iddiası inandırıcı gelmemiş, borçlunun boşanmadan sonra evden ayrıldığı iddia edildiğine göre de boşanmanın borç doğurucu işlemden sonra yapıldığı ve boşanma ilamının içeriğine göre de alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı olduğu kanaatine varılmış, (borçlunun tuttuğu vekil kanalıyla davacı lehine olmak üzere davayı da takip etmesi izlenmek suretiyle) haciz esnasında da evin çalışanının borçlunun adreste olmadığını beyan etmesi ve yine icra dosyasında mevcut mernis adresinin de haczin yapıldığı adres olduğu anlaşılmakla, menkuller borçlu elinde haczedilmiş sayılmış,davacı İİK.nun 96 ve devamı maddesinde öngörülen karinenin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığından davasının reddine karar verilmiştir. İncele»
Mahkeme: İSTANBUL 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2010/898
Karar No : 2011/297
Konu : İİK 68/b ANLAMINDA BELGE, GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ, BANKA KREDİ SÖZLEŞMESİ, HESAP KAT İHTARI
Özeti : Takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinde asıl kredi borçlusu şirket ile müteselsil kefil olan davalılara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği ancak tebligatların adresten taşındıklarından bahisle tebliğ edilmeden bila tebliğ edildiği noter şerhinden anlaşıldığı; itiraz eden borçlular kredi kullanan asıl kredi borçlusu şirketin müteselsil kefilleri olup banka kredi sözleşmeleri süresiz sözleşmeler olduğundan kural olarak hesap katedilmesiyle borcun muaccel hale gelmiş olduğu, ancak kredi borçlusu ve kefillerine yapılacak ihtarla temerrüt oluşabileceğinden ve davalı borçlulara hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden sunulan belgeler İİK nun 68/b maddesinde sayılan belgelerden olmadığı; alacaklının ilgili Hukuk Mahkemesinde dava açması gerektiği;.bu nedenlerle İİK. 68/b anlamında tebligat yapılmadığı için davanın şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İncele»
Mahkeme: KARTAL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2010/294
Karar No : 2011/363
Konu :İTİRAZIN İPTALİ DAVASI, İMZASI İNKAR EDİLMEYEN BONO, İSPAT YÜKÜ, TANIKLA İSPAT
Özeti : 15/01/2005 vade günlü 9.100.00.TL bedelli bono daki imza davalı tarafça inkar edilmemiştir. Davalı bononun bedelsiz kaldığını, teminat amaçlı verildiğini savunmuştur. davacının davaya konu bonoyu üçüncü kişilerden kötü niyetle elde edip takibe koyduğunu savunmuştur. Davalı bononun bedelsiz kaldığını ve teminat amaçlı verildiğini kanıtlayamamıştır. Imza inkar edilmediğine göre davalı taraf davacının imzasını taşıyan borç ikrarına havi bononun teminat olduğunu, bedelsiz kaldığını usulüne uygun kanıtlayamadığından dolayı aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. İncele»
Mahkeme: İSTANBUL 10. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
Esas No : 2010/758
Karar No : 2010/1605
Konu : TEMİNAT SENEDİ, YARGILAMA GEREKTİRMESİ, İTİRAZIN KALDIRILMASI
Özeti : Alacalı tarafın takibe koyduğu senet incelendiğinde, senet arkasında teminat olarak verildiği yazılıdır. Senede teminat senedi yazılması yeterli değil ise de, davacı senedi takibe koyarken senedin teminat senedi olduğunu kabul ederek, takibe teminat senedi olarak koymuştur. Bu durumda senedin teminat olarak verilip verilmediği, teminat olarak verilmiş ise şartların oluşup oluşmadığı ve edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususları yargılamayı gerektirir. Dar yetkili mahkemede incelenemez. Bu nedenle davacının davası yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir. İncele»